Muhammed Mustafa Çetinkaya

Muhammed Mustafa Çetinkaya

En Değerlini Kurban Edebilir Misin?

Sevgili okurlarım yaklaşan güzel ibadetimiz var. Bunun adı Kurban Bayramı. Bu bayramda yapılan ibadetimizin önemini sizler için anlatmak istiyorum. Günümüzde kurban, Allah’ın birliğine inanan ve dünya çapında tanınan Yahudi, Hristiyan ve Müslüman dinlerine bağlı her bireyin temel inanç ögelerinden başta gelenidir. Bu konuda Yahudilerin inancını yakından incelersek, kurban kesme gereğinin insan günahına dayandığını göreceğiz. Şu anda, Yahudilerin Tapınağı bulunmadığından kurban kesilmiyor, ama Yahudi inancında kurban, günahların bağışlanmasını sağlamak için kesilirdi. Hristiyanlara gelince, onların kurban kesme uygulamaları yoktur, ama Yahudilerinkinden kaynaklanan kurban inançları vardır. Yahudiler, ‘Fısıh’ denilen bir bayramda, günahların bağışlanması için kurban keserlerdi. Hristiyanlar ise, İsa Mesih’in gelişiyle bu kurban uygulamasının sona erdiğini kabul ederler. Müslüman inancına baktığımızda görebiliriz ki, kurban kesme eylemi bir din gereği olarak kabul edilir. Müslümanlıkta bu din gereği hala sürdürülmektedir. Kurban konusunda bazı araştırmalarım oldu ve bu araştırmalarımın sonunda bazı ilginç bilgilere sahip oldum. Örneğin, kurbanın kesilişinde en önemli etken, kesilen hayvanın eti ya da kemiği değil de, onun akıtılan kandır. Kan, ölüm kalım konusunda mecazi anlamlarla yüklü bir sözcüktür. İki aile arasında süren ve karşılıklı adam öldürmelerle ateşlenen çatışmaya, ‘Kan davası’ deriz. Dilimizde bir sürü deyim vardır. ”Birinin kanına susamak, birinin kanına ekmek doğramak” gibi deyimler hep ölümden, canın kaybından söz eder. Yalnız Türkçemizde değil, başka dillerde de ‘kan’ sözcüğü yaşamı, canı betimler. Kurban kesildiğinde de, bilmem farkına vardınız mı, kesilen hayvanın kanı son damlasına kadar akıtılır. Bunun simgesel bir anlamı olduğunu biliyor musunuz? Bunu açıklamadan önce kurbanı genel bir şekilde gözden geçirmek isterim. İncil’de kurban hakkında yazılanları incelersek, kurbanın bir simge olduğunu göreceğiz. Peki neyi simgeler? Önceden söylediğim gibi: Günahların bağışını! Kurban edilen hayvanın kanı akıtılıyor ve bu kan sadece bir simge olarak günahlar için bir canın verilmesi gerektiğini simgeliyor. Şimdi önemli bir noktaya açıklık getirmek isterim: Mademki kurban sadece bir simgedir, kurban kesmekle günahların bağışı sağlanamaz. Günahların bağışını sağlayan başka bir şeyi simgeler; onu işaret eder.

Kurbanın Simgesi

Simgeleri saymaya devam edelim. Yine simgesel şekilde, kurban edilecek hayvan kusursuz olmalıdır. Özellikle Kurban bayramında bu özellik kurbanlık hayvanda aranır. Kesilecek olan hayvanın sakat ya da hastalıklı olmaması gerekir, değil mi? Bu özellik günümüze kadar nereden geldi? Bir simge olarak hayvanın kusursuz olması gerekir, çünkü Kutsal Yazılara göre, insan günahının bağışlanabilmesi için ya günahlı kişinin kendisi ölüm cezasına çarptırılacak ya da onun yerine kusursuz bir olan can verilecektir. Ne kadar özen göstersek de; hiçbir hayvan, hiçbir yaratık tam anlamıyla kusursuz olamaz. Aslında, tek kusursuz Kişi Allah’ın kendisidir. Kesilecek kurban kusursuz olmalı denildiğinde, o hayvanın gözle görülebilir bir sakatlığı, hastalığı ya da kusuru olmaması gerektiği anlaşılır. Bu da kurbanın simgelediği, işaret ettiği Kişinin, yani insanların günahı için bir kez kendisini kurban olarak sunmuş olan Mesih İsa’nın kusursuzluğunu gösterir. Kusursuz kurban simgesi, Tanrı’dan gelen esinle, eski zaman peygamberleri tarafından insanlığa duyurulmuştur. İbrahim peygamberin hayatına baktığımızda görüyoruz ki İbrahim, Tanrı’nın kendisine verdiği bir buyruğa uyarak biricik öz oğlunu kurban olarak sunmaya girişti. Bir açıdan Allah bu eylemle İbrahim’in imanını deniyordu, ama daha önemli bir gerçeği de hem İbrahim’e hem de İbrahim’in gösterdiği iman yolunda yürüyecek olanlara duyuruyordu. Gerçek şudur: İbrahim, candan ve yürekten sevdiği biricik oğlunu, kurban yoluyla Allah’a vermeye hazırdı. Rab Allah ise dünyadaki insanların tüm günahını kaldırmak için kendi özünden dünyaya gönderdiği biricik Mesih’ini verdi O’nu feda etti. İbrahim kendi özünden dünyaya gelen oğlunu feda etmeye hazırdı, ama aslında bunu yapmasına gerek kalmadı. Allah ise kendi özünü dünyaya insan bedeninde gönderdi.

Sevgi ve Saygı İle…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Muhammed Mustafa Çetinkaya Arşivi

Öfke

23 Ağustos 2024 Cuma 00:00