Ekonomistler Uyardı: Bu Boykot Ekonomiye Zarar Verecek!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından siyasette tansiyon yükseldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu gelişmeye sert tepki göstererek bir dizi protesto çağrısında bulundu. Özellikle 2 Nisan'da gerçekleştirilen boykot eylemi, başlangıçta öğrenci grupları tarafından başlatılsa da, kısa sürede Özgür Özel ve birçok siyasi figür, vatandaş, işletme ve sosyal medya fenomeni tarafından desteklendi.
Boykot fikri, Özel’in 24 Mart’ta Saraçhane’de düzenlenen mitinginde gündeme gelmişti. İmamoğlu’na destek amacıyla gerçekleştirilen eylemlerin bazı medya kuruluşları tarafından görmezden gelindiğini belirten Özel, bu kuruluşlarla bağlantılı firmalara yönelik bir boykot listesi açıkladı. CHP liderinin bu çağrısına hükümet kanadından sert tepkiler geldi. İktidar temsilcileri, yerli firmalara yönelik boykotun milli çıkarlara zarar verdiğini savunarak, bu girişimi “vatana ihanet” olarak nitelendirdi.
Konya’da ise bu çağrıya karşı adeta bir karşı hareket doğdu. Vatandaşlar çarşı ve pazarlara akın ederek yerli üreticilere desteklerini gösterdi. Konyalı yerel yöneticiler de esnaftan alışveriş yaparak boykot çağrısına tepki gösterdi.
Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ekonomik boykot çağrılarıyla ilgili olarak "Nefret ve Ayrımcılık" ile "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçlamaları kapsamında resen soruşturma başlattığını duyurdu. Ekonomi uzmanları ise bu tür boykotların ülke ekonomisine zarar verebileceği uyarısında bulunarak, siyasi çekişmelerin ekonomik istikrarsızlığa yol açabileceğine dikkat çekti.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Mehmet Öcal, ülkede muhalefetin etik kurallar içerisinde ve hakarete varmadan halka kendini anlatabilme hakkı olduğunu belirterek vatandaş da bunlardan memnun kalırsa, mantıklı bir şekilde çözüm yollarını ortaya sunarsa bunun beklenen bir durum olduğunu dile getirdi. Öcal, “Ancak günümüzde Ekrem İmamoğlu’nun içeriye atılmasıyla yerli markalarda boykot istemiyle karşı karşıya kaldık. Şu anki muhalefetin yapmış olduğu hareketler ülkenin aleyhinedir. Eğer hükümeti başarısız görüyorsa eksiklikler bu şekilde ortaya konmaz. Üstelik kendi yerli firmalarımızın ürünlerinin boykot edilmesini söylemek bence ana muhalefetin aciziyetinden başka bir şey değil. Muhalefet, siyaset üretmediği için olayları sokağa çekerek çözüme gitmeye çalışıyor. Fakat demokratik ülkelerde sokaklar, boykotlar kalıcı çözüm yeri değil. Temennimiz ana muhalefetin bunu anlaması” şeklinde konuştu.
"ÜLKE ALEYHİNE NE OLURSA OLSUN YETER Kİ HÜKÜMET ZARAR GÖRSÜN MANTIĞI OLAMAZ"
Yerli firmalar boykot edilmeye devam ederse buralarda çalışan büyük bir kesimin olumsuz etkileneceğini belirten Öcal, “Boykot, yerli ürünlerin satılamaması durumunu ortaya çıkarıyor. Boykot başarılı ilerlerse üretim ile satışlar düşer ve bu firmalar belli bir zaman sonra işçilerini çıkarma yoluna gidecek. ‘Ülke aleyhine ne olursa olsun yeterki hükümet zarar görsün. Acaba biz bu durumdan nasıl fayda sağlarız’ mantığı olamaz. Böyle bir durumda iktidarıyla muhalefetiyle tüm ülke zarara uğrar. Bunlar çok yanlış düşünceler. Günümüzde yaşadığımız bu olaylar hem yerli firmaların boykot edilmesi hem de çıkarılan kaos ülkenin ekonomisine zarar. Borsa İstanbul Endeksi’nin değeri 1.9 trilyon düştü. Gösterge faizi de yüzde 34’ten yüzde 45’lere yükseldi. Böyle devam ederse ekonomi daha fazla zarar görecek. Cenaze evinde düğün yapmaya çalışıyorlar” diyerek sözlerine son verdi. -Tuba Kaya