Muhammed Mustafa Çetinkaya

Muhammed Mustafa Çetinkaya

Hatırlamanın Kıyısında

İnsan, varoluşunun derinliklerinde saklı bir hazineye sahiptir: hafıza.

Geçmişin izlerini taşıyan, anıların renkleriyle bezeli bu hazine, bizi biz yapan en değerli varlığımızdır.

Hatırlamak, sadece geçmişi yâd etmek değil, aynı zamanda geleceğe yön veren bir pusuladır.

Hafıza, tıpkı bir nehir gibi sürekli akan, değişen ve dönüşen bir olgudur. Zamanın etkisiyle bazı anılar solarken, bazıları daha da belirginleşir.

Unutmak, hatırlamak kadar doğal bir süreçtir. Ancak unutmak, geçmişimizden kopmak anlamına gelmez.

Aksine, unutulanlar sayesinde hatırladıklarımızın değeri daha da artar.

Hatırlamak, sadece geçmişe dönük bir yolculuk değil, aynı zamanda bugünü anlamlandırma ve geleceği inşa etme çabasıdır.

Geçmişten dersler çıkararak, hatalarımızı tekrarlamaktan kaçınabilir, başarılarımızı ise geleceğe taşıyabiliriz. Unutmayalım ki, hafızası güçlü olan insan, geleceğe daha sağlam adımlarla ilerler.

Hafıza, tıpkı bir rüzgâr gibi esen, bazen okşayan, bazen savuran bir varlıktır.

Zamanın acımasız elleriyle bazı anılar silinirken, bazıları kalbimize kazınır.

Unutmak, hatırlamak kadar kaçınılmaz bir süreçtir. Ancak unutmak, ruhumuzdan kopmak anlamına gelmez. Aksine, unutulanlar sayesinde hatırladıklarımızın değeri daha da artar, gözyaşlarımızla sulanır.

Sonuç olarak, insan ve hatırlamak, ayrılmaz bir duygusal bağdır. Hafızamız, ruhumuzun en değerli yansımasıdır.

Geçmişin izlerini kalbimizde taşıyarak, bugünün duygularıyla yoğrularak ve geleceğe umutla bakarak, hafızamızın duygusal dansına eşlik edelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Muhammed Mustafa Çetinkaya Arşivi