Etliekmeğin Başkentinden Dünyaya Gönderiyor! Eski Tadı Yok!

Etliekmeğin Başkentinden Dünyaya Gönderiyor! Eski Tadı Yok!
 Muhabir
Özkanlar Fırın Küreği, üç nesildir gürgen ağacına şekil vererek geleneksel el işçiliğini yaşatıyor. Mesleğin inceliklerini, geçmişten günümüze uzanan serüvenini ve fırın küreğinin nasıl üretildiğini, işin ustası Muzaffer Büyüközkan anlattı.

Fırıncıların vazgeçilmezi olan küreklerden sunum tahtalarına, özel siparişle şekillenen ürünlerden geleneksel tırnak tahtalarına kadar geniş bir yelpazede üretim yapan Özkanlar Fırın Küreği, Türkiye’nin dört bir yanına el emeğiyle ulaşıyor. Babadan oğula geçen bu meslek, hala ilk günkü özen ve titizlikle devam ettiriliyor.

GÜRGEN AĞACI OLMALI

Fırın küreği yapımında geçmişten bugüne kadar yaşanan farklılıkları aktaran Özkanlar Fırın Küreği sahibi Muzaffer Büyüközkan, “Bu mesleğimiz peygamber mesleği olduğu için bir daha zor bırakırız. Çünkü bu mesleği yapmak için bu mesleğe aşık olacaksın. Önce sabır, ondan bu mesleğe sevgi lazım. Önce kaç para vereceksin derse bu iş yürümez. Yaşımız 76 işte benim çocuklar devam ediyor ondan sonra ne olur bilemem. Ağaçta hiçbir değişiklik yok. Değişen şu oldu fırın kürekleri eskiden küçük, kısa ve geniş yapılırdı. Şimdi göze hitap etmek için uzatıyorlar uzun oluyor. Küreklerde çeşitlilik çoğaldı. Her usta kendine göre bir ölçü getiriyor ona göre yapıyoruz. Gürgen ağacından olur bu. Eskiden yeniye kıyaslayacak olursak eskiden çok rahat buluyorduk. Şimdi gerçekten çok zorlanıyoruz ağacı bulmakta var ama ağaç kaliteli değil. Gürgen ağacının en kalitelisi olması lazım. Çünkü malzeme ince olduğu için çabuk deforme olabiliyor. O yüzden çok zorlanıyoruz şu anda ağaç bulmakta” diye konuştu.

EL İŞÇİLİĞİ OLMAZSA OLMAZ

Meslekte el işçiliği ile fabrika üretimi arasında belirgin özellikler olduğunu ifade eden Büyüközkan, “Mutlaka el emeği girecek işin içine. Bazı hassas ustalar var ki mesela enini 25 istiyor. Bakıyorsun eni 24 veya 24 buçuk geliyor. Olmaz diyor. Niye? Kenarı düşüyor diyor. Yarım santim dediğin bir kalem kadar yok. Ben 25 istiyorum diye ısrar ediyor. Bazı ıncık ustalar geliyor” dedi.

33.jpg

EMEĞİ ESİRGEMİYORUZ!

Konya’dan Rusya’ya kadar kürek gönderdiğini belirten Büyüközkan, “Biz Konya ve civarı Edirne'den Kars'a kadar kürek gönderiyoruz. Hatta Avrupa'ya da Türklerin olduğu bütün Avrupa'nın her tarafına Amerika'dan Rusya'ya kadar kürek gönderiyoruz. Bu bizim farkımız kalite farkı. Mesela İstanbul'da yapılıyor kürek Bursa'da da yapılıyor kürek ama biz oralara gönderiyoruz. Çünkü her ustanın istediği şekle göre yapmak biraz emek ister biz de o emeği esirgemiyoruz” cümlelerine yer verdi.

AĞAÇ SIKINTISI ÇEKİYORUZ!

‘Hamur işi tahtada yapılır’ sözü hatırlatılan Büyüközkan, “Hamur ve tahta birbirinin ayrılmaz ikilisi. Onsuz olmaz hamur sacla olmuyor. Mutlaka ağaç görecek. Bütün bu etliekmekçiler olsun, fırıncılar olsun sıkıntımız ağaç bulamamak. En büyük sıkıntımız o bizim. Türkiye'de ağaçlar yakıldı, kesildi, biçildi, hoyratça kullanıldı. Şu anda biz sıkıntısını çekiyoruz” ifadelerini kullandı.

HER KİŞİ DEĞİL ER KİŞİ YAPAR!

62 yıllık ustalığı boyunca unutamadığı bir hatırasını anlatan Büyüközkan, “Bir gün müşteri geldi. “Acele et hemen benim marangozum var. Ben orada yaptırırım” dedi. Yapamazsın ben yapayım dedim. Yok yok benim işim acele dedi aldı götürdü, iki gün sonra geldi. “Bir sapı takamadı marangoz” dedi. Dedim ya her kişi değil er kişi yapar bunu. Ve o zaman anladı ki hakikaten bu mesleği yapmakta ayrı bir farklılık var” şeklinde konuştu.