İşte yangından korunmanın yolları!

İşte yangından korunmanın yolları!
 İnternet Editörü
Uzmanlar, yangınların çıkmasının altında birçok neden yattığını belirterek yangına dayanıklı malzemeler kullanmanın yangının yayılma hızını azaltarak can ve mal güvenliğini artıracağını açıkladı

Bolu'daki Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de çıkan yangın, tüm ülkeyi derinden etkiledi. Yangında çok sayıda kişi hayatını kaybetti ve yaralandı. Uzmanlar ise bu tür yangınların çıkmasının altında birçok neden yattığını belirterek yangına dayanıklı malzemeler kullanmanın yangının yayılma hızını azaltarak can ve mal güvenliğini artıracağını açıkladı

dayanikli-malzeme-6.jpg

Bolu'da Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de çıkan yangın, bölgedeki herkes için büyük bir tehdit oluşturdu. Bu tür acil durumlarla başa çıkabilmek için yapıların yangın güvenliği ve söndürme sistemleri kritik öneme sahiptir. Uzmanlar, yangın güvenliğinin temel unsurlarından birinin binaların inşasında kullanılan malzemeler olduğunu vurguluyor. Yangına dayanıklı malzemeler kullanmak, yangının yayılma hızını azaltarak can ve mal güvenliğini artırır. Ayrıca, her binada yangın algılama ve alarm sistemlerinin bulunması, yangın anında hızlı bir müdahale sağlamak için hayati önem taşır. Söndürme sistemleri ise yangınların kontrol altına alınmasında etkili bir rol oynar. Otomatik sprinkler sistemleri, yangın anında su püskürterek alevlerin büyümesini engeller. Ayrıca, yangın söndürme tüpleri, acil durumlarda hızlı müdahale imkanı sunar. Yangın güvenliği eğitimi de, bina sakinlerinin ve çalışanların olası bir yangın durumunda ne yapacaklarını bilmeleri açısından kritik öneme sahiptir. Bolu Kayak Merkezi'ndeki yangın, yangın güvenliği ve söndürme sistemlerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu sistemlerin doğru bir şekilde uygulanması, hem can güvenliği hem de mal kaybını minimize etmek için büyük önem taşıyor.

dayanikli-malzeme-3.jpg

“DAHA BÜYÜK FELAKETLERLE KARŞILAŞMADAN GEREKLİ TEDBİRLERİN BİR AN ÖNCE ALINMASI GEREKİYOR”

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhsin Kılıç, günümüzde büyük ve kalabalık yerleşim merkezlerinde pahalı arsaların değerlendirilmesi ve küçük arsalara büyük hacimli yapıların yerleştirilmesi dolayısıyla yüksek yapıların sayısının her geçen gün arttığını söyledi. Çok sayıda yüksek otel, iş merkezi ve konutların yapıldığını dile getiren Prof. Dr. Muhsin Kılıç, “Bugün birçok gelişmiş ülkede yüksekliği on katı geçen veya yüksekliği 22.5 metre olan yapılar "yüksek yapı" olarak tarif ediliyor. Fakat birçok ülkede yüksek yapı alt sınırı 30 metre olarak alınıyor. Yapıların 30 metreden itibaren yüksek yapı kabul edilmesinin nedenlerinden biri de, dış taraftan yangına etkili müdahale yapılabilecek uygun olan en fazla yüksekliğin 30 metre olmasındandır. Ülkemizde özellikle İstanbul'da 1970'li yıllarda konut ve otel yapımı ile başlayan yüksek bina yapımı son yıllarda iş merkezlerini de içine alarak hızla arttı. Yüksek yapılarda ikinci sırayı oteller ve üçüncü sırayı da iş merkezleri alıyor. Son yıllarda inşa edilen yüksek yapılarda her türlü yangın güvenlik önlemi alınıyor. Ancak daha önce konut olarak yapılan fakat sonradan büro ve işyeri olarak kullanılan yüksek yapılarda ise maalesef hiçbir yangın güvenlik önlemi bulunmuyor. Bunun acı bedelini çıkan yangınlarda ödüyoruz. Daha büyük felaketlerle karşılaşmadan gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor” diye konuştu.

“HER ŞEY BİNADAKİ ÖNLEMLERE BAĞLI OLUR”

Yüksek binalarda yangın sebeplerinin başında elektrik kablolarında veya elektrikli cihazlardaki kısa devre ve kundaklama geldiğini kaydeden Prof. Dr. Muhsin Kılıç, çok sayıda elektrikli cihaz, makina ve aydınlatma nedeniyle çekilen elektrik akımı fazla olduğundan, küçük bir ihmalin yangının başlamasına neden olabildiğini anlattı. Kılıç, “Kullanım amacına göre yangının genişleme hızı değişmekle beraber, genellikle panik nedeniyle bir şey yapılamadığı, kimse ne yapacağını bilmediğinden herkesin koşuşturduğu, fakat çaresiz kalındığı gözlendi. Meydana gelen yüksek bina yangınlarında sıcak gaz, duman ve alevler binanın üst kısımlarına doğru yayılır ve alt bölümlerde yangın başlamışsa, hasar oldukça büyük olur, ölümlerin tamamına yakını üst katlarda duman nedeniyle boğulmadan meydana gelir. İtfaiye merdivenlerinin 10. kattan sonra etkili olamaması nedeniyle, her şey binadaki önlemlere bağlı olur. Hızla ilerleyen büyük yangınların tamamında sprinkler sisteminin olmadığı, personel eğitiminin yetersiz olduğu, yüksek binayı kullananların yeterli olarak bilinçlendirilmediği ve yangın önleme planlarının bulunmadığı tespit edildi. Yangına alınacak önlem yangını tanımakla orantılıdır. Eğer yanan ve yanması muhtemel maddeler, yangın yükü ve diğer şartlar iyi belirlenirse bu durumda alınacak önlemlerde o derece etkili olacaktır. Bunun yanında yangına karşı alınacak önlemlerde eğitim de önemli rol oynar. Bazen eğitimsiz bir şahsın yapacağı müdahale yangını söndürmek yerine hızlandırabilir. Bu nedenle şartların iyi tespit edilmesi, uygun önlemler, eğitim ve gerektiği şekilde kullanım etkili mücadelenin şartlarından olur” ifadelerini kullandı.

“YANGINLA BİLİNÇLİ OLARAK MÜCADELE ETMEK KAYIPLARI EN AZA İNDİRECEKTİR”

Yanabilir şeylerle iç içe olunan bir ortamda yangın riskinin her zaman var olacağını belirten Prof. Dr. Kılıç, yangının çıkmaması için gerekli tedbirlerin alınması ve çıkması halinde buna hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Kılıç, sözlerine son olarak şunları ekledi: “Genelde yaşadığımız çevrede çok değişik sebeplere bağlı olarak yangın riskleri mevcuttur. Can ve mal güvenliği açısından, yangın riski durumun iyi belirlenmesi, bu risklere uygun önlemlerin bu konuda uzman kişilerce tespit edilerek tedbirlerin gerektiği şekilde alınması lazım. Aksi takdirde yapılacak hazırlıklarla etkin bir müdahale mümkün olamaz. Yangın güvenlik önlemleri yapıların projelendirilme aşamasından yapının kullanılma koşullarına kadar bütün aşamaları kapsayan bir bütündür. Aktif önlemlerin yanında pasif önlemlerin de yangınla mücadelede etkili olduğunu unutmamak gerekiyor. Bütün yanıcılar, çevre şartları, kullanıcı ve söndürücüler tam olarak değerlendirilmelidir. Aksi takdirde seçilecek söndürücü tipi uygun olmayabilir, kapasitesi küçük olabilir, yangını söndürse bile hasar verebilir, kullanıcı açısından problem çıkarabilir. BU problemler nedeniyle etkin bir müdahale mümkün olmaz. Sonuçta ekonomik kayıplara ve can kaybına neden olur. Yangın güvenlik önlemlerine yapılacak yatırım ilk bakışta ölü bir yatırım şeklinde gözükebilir. Fakat unutulmamalıdır ki bu önlemler ve yangın güvenlik sistemleri herhangi bir yangın durumunda can ve mal güvenliğinin sigortalarıdır. Başlangıçta yapılacak bir yatırım tesisinizi, malınızı, binanızı ve canınızı uzun süre yangın riskine karşı koruyacak ve güvenliğinizi sağlayacaksınız. İhtiyaç olduğu anda harekete geçmek üzere hazır bekleyeceksiniz. Etkin müdahalede en önemli faktörlerden biri de eğitimdir. Müdahale personeli ve halk asgari bilgilerle donatılmalı, psikolojik olarak da yangınla mücadeleye hazırlanmalıdır. Yangınla bilinçli olarak mücadele etmek kayıpları en aza indirecektir.” •TUBA KAYA