Ortadoğu'da sular ısınıyor! İsrail Türkiye'yi rakip olarak mı görüyor?

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığına dair yöneltilen soruya verdiği yanıtla, iki ülke arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. Kendisine, “Türkiye’nin Suriye’de bulunmasından ne kadar endişe duyuyorsunuz? Gelecekte Suriye topraklarında Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma yaşanma ihtimali var mı?” şeklinde bir soru yöneltilmesi üzerine Saar, şu ifadeleri kullandı:
“Uluslararası toplumun, Türkiye’nin Suriye’deki askeri faaliyetlerinden en az bizim kadar kaygı duyduğunu görmek isteriz. Ancak Türkiye ile herhangi bir alanda çatışma niyetinde değiliz.”
Bu açıklamalar, İsrail’in Türkiye karşısındaki tutumunu ve olası bir çekincesi olup olmadığı konusunu yeniden tartışmaya açtı.
İsrail’in korkmanın ötesinde Türkiye’yi kendi emelleri karşısında bir tehdit olarak gördüğünü söyleyen Gazeteci Güngör Yavuzaslan, konuyla ilgili CNN TÜRK’te önemli açıklamalarda bulunarak, bölgesel dengeler açısından bakıldığı zaman askeri ve diplomatik güç olarak bölgenin süper gücünün Türkiye olduğuna dikkat çekti. Gazeteci Yavuzaslan, “Türkiye bütün bunları, İsrail gibi ABD’yi arkasına alarak değil kendi iç dinamikleri açısından yapıyor. 8 Aralık 2023 tarihinden sonra ise Suriye’de yeni bir gerçeklik ortaya çıktı. Bölgede Türkiye’nin yetkisi katlanarak arttı. Siyonist ve işgalci İsrail açısından da bu bir tehdit unsuru oldu. Esad’ın devrilmesinden sonra bu unsurları daha çok görmeye başladık” şeklinde anlattı.
KUKLA GİTTİ, KORKU GELDİ!
İsrail-Türkiye rekabetinin giderek artacağını öne süren Gazeteci Yavuzaslan, İsrail’in yıkıcı etkisinin sadece Filistin ile Suriye üzerinde değil tüm Ortadoğu için tehdit olduğunu vurguladı. İsrail’in bu hedefleri arasında Türkiye’nin olduğunu da belirten Yavuzaslan, “Türkiye’nin üst üste tuğlaları koyarak bölgede etkisini güçlendirmesi İsrail’in hanesine eksi yazdırıyor. Bundan dolayı İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ınki gibi açıklamaları çokça yapıyorlar. Çünkü artık Şam’da Esad yok. İsrail için çok kullanışlı bir aparat olan ve adeta İsrail’in elini rahatlatan bir Esad rejimi yerine Suriye’de bir devrim oldu. Suriye halkı ülkelerini dikdatörden geri aldı” diye konuştu.
SURİYE'DE YENİ ÜS KURULUYOR
İsrail’in, Türkiye ile çatışırsa güç kaybedeceğini düşündüğünü dile getiren Yavuzaslan, “Böyle bir çatışma çıkarsa İsrail’in karşısında Filistin veya Suriye değil Türkiye olacak. Türk ordusunun gücünün farkındalar. Hatta İsrail, uluslararası kamuoyunda, Türkiye’nin Suriye’de artan etkisine karşı çıkılmasını istiyor. Türkiye aleyhinde bir lobi oluşturmaya çalışıyorlar. Zaten bundan dolayı Yunanistan ile belirli çalışma içerisindeler. Ama biz sahada güçlüyüz. Türkiye her zaman Suriye’deydi. Bu yeni bir şey değil. Halep’in hava sahasında Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin uçaklarının uçtuğunu görüyoruz, İdlib’te üslerimiz duruyor, Talabya’da Türkiye’nin etkisi var. Ayrıca eğitim amaçlı Suriye’de bir üs kurulacak. Bunun görüşmeleri yapılıyor. Yeni Suriye Ordusunu Türkiye eğitecek. Zaten Suriye ordusunu önceden eğittik. Suriye Milli Ordusu, Yeni Suriye Ordusuna entegre oldu. 76. Tümen dedikleri Halep bölgesini kontrol eden tümenin başına bir Türkmen geldi” dedi.
TÜRKİYE'NİN ATACAĞI ADIMLAR ÇOK ÖNEMLİ
Türkiye’nin ana önceliğinin İsrail ile çatışmak değil, sınırını korumak ve jeopolitiğini güvenli tutmak olduğunu vurgulayan Yavuzaslan, son olarak şunları dile getirdi: “İsrail bölgede işgalini genişletmeye çalışıyor. Esad’tan kalan üsleri İsrail vurdu diye de her hafta bir haber görüyoruz. Esad’tan kalan bir üs artık yok. Orası Suriye Ordusu’nun üsleri. Suriye ayağa kalkmadan, düzelmeden biz sınır güvenliğimizi sağlayamayız. Bu konuda zaman vermek lazım. Şam yönetimine destek olmak gerekiyor. İsrail’in tehdidi ve yıkıcı etkisi devam ediyor. Unutmayalım Suriye’de hala Rusya’nın ve ABD’nin varlığı sürüyor. Bu bölgede Türkiye’nin atacağı adımlar gerçekten çok önemli.” -Tuba Kaya